🕌 Namaz Vakitleri
Yükleniyor...

Hz. Üzeyir Peygamber

📺 Canlı Yayın CANLI

Canlı Yayını İzle

Yayına gitmek için tıklayın

Yayına Git

📜 Hadis-i Şerif

حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ حَمَّادٍ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ شَرِيكِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي نَمِرٍ، أَنَّهُ سَمِعَ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ، يَقُولُ دَخَلَ رَجُلٌ عَلَى جَمَلٍ فَأَنَاخَهُ فِي الْمَسْجِدِ ثُمَّ عَقَلَهُ ثُمَّ قَالَ أَيُّكُمْ مُحَمَّدٌ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مُتَّكِئٌ بَيْنَ ظَهْرَانَيْهِمْ فَقُلْنَا لَهُ هَذَا الأَبْيَضُ الْمُتَّكِئُ ‏.‏ فَقَالَ الرَّجُلُ يَا ابْنَ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ ‏.‏ فَقَالَ لَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ قَدْ أَجَبْتُكَ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ لَهُ الرَّجُلُ يَا مُحَمَّدُ إِنِّي سَائِلُكَ ‏.‏ وَسَاقَ الْحَدِيثَ ‏.‏
Şerif b. Abdullah b. Ebi Nadr, Enes b. Malik (r.a.)'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: Bir adam devesi üzerinde mescid'e gelip devesini çöktürdü, sonra da ayağını bağladı ve: Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hanginiz? dedi. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) de ashabın arasında yaslanmış bir vaziyette duruyordu. Adama: Şu yaslanmış vaziyetteki beyaz (yüzlü) zattır, dedik. Bu sefer adam Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e; Ey Abdulmuttalib'in oğlu! dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem); " Seni dinliyorum" buyurdu. Adam: Ya Muhammed sana (bir şeyler) soracağım... dedi. Bundan sonra Enes hadisin tamamını zikretti. Diğer tahric: Buhari, ilim; Nesai, sıyam; ibn Mace, ikame
tur-abudawud • Sunan Abu Dawud • No: 486

Uzeyr Aleyhisselâmın Büyük Üzüntüsü

قال عزير، عليه السلام: لما رأيت بلاء قومي اشتد حزني وكثر همي، وأرق نومي، فضرعت إلى ربي وصليت وصمت فأنا في ذلك أتضرع أبكي إذ أتاني الملك فقلت له: أخبرني هل تشفع أرواح المصدقين للظلمة، أو الآباء لأبنائهم؟ قال: إن القيامة فيها فصل القضاء وملك ظاهر، ليس فيه رخصة، لا يتكلم فيه أحد إلا بإذن الرحمن، ولا يؤخذ فيه والد عن ولده، ولا ولد عن والده، ولا أخ عن أخيه، ولا عبد عن سيده، ولا يهتم أحد بغيره ولا يحزن لحزنه، ولا أحد يرحمه، كل مشفق على نفسه، ولا يؤخذ إنسان عن إنسان، كل يَهُم همه ويبكي عَوله، ويحمل وزره، ولا يحمل وزره معه غيره. Uzeyr Aleyhisselâm buyurdu: -"Kavminin belâsını (yani bana Allâhın oğludur, diyerek şirk belasına düşmelerini) görünce; hüznüm şiddetlendi, kederim arttı, ziyâdesiyle üzüldüm. Uykularım kaçtı. Rabbime yalvardım. (Nafile) namaz kıldım, (Nafile) oruç tuttum. Ağladım! Tazarru da bulundu. Bana bir Melek geldi. Ona sordum: -"Bana haber ver! -"Zulmetten dolayı, sen sadıkların ruhlarına şefaat eder misin? Veya (Salih) babalar, evladlarına şefaat ederler mi?" Melek buyurdu: -"Muhakkak ki kıyâmet gününde (adâletle hüküm verilecek ve) orada ilâhî takdirle (iyi ve kötü birbirinden) ayırt edilecektir! Melik zâhirdir. Orada ruhsat yoktur! Rahmanın izni olmadan orada hiçbir kimse konuşamaz! O gün baba oğlundan dolayı tutuklanmaz! Oğulda babadan (babanın günahlarından dolayı) sorgulanmaz ve tutuklanmaz! Kardeş, kardeşten dolayı tutuklanmaz! Köle, efendisinden dolayı hesaba çekilmez! Hiçbir kimse başkasından dolayı itham olunmaz! Onun hüznünden dolayı mahzun olmaz! Hiçbir kimse de ona merhamat etmez! Her bir kimse, ancak kendi nefsine şefkat ve merhamet eder; kendi kendisine acır! Hiçbir insan, başka bir insanın yerine tutuklanmaz! Kimse kimsenin yerine hesaba çekilmez! Her bir kimse kendi himmet ve gayretini düşünür. Herkes kendi hatasından dolayı ağlar! Her bir kimse, ancak kendi günahını taşır. Kendi günahıyla beraber sebep olmadığı bir kimesnini hata ve günahları ona yüklenmez!"

📖 Kur'an'dan Bir Ayet

اَوْ كَالَّذ۪ي مَرَّ عَلٰى قَرْيَةٍ وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَاۚ قَالَ اَنّٰى يُحْي۪ هٰذِهِ اللّٰهُ بَعْدَ مَوْتِهَاۚ فَاَمَاتَهُ اللّٰهُ مِائَةَ عَامٍ ثُمَّ بَعَثَهُۜ قَالَ كَمْ لَبِثْتَۜ قَالَ لَبِثْتُ يَوْمًا اَوْ بَعْضَ يَوْمٍۜ قَالَ بَلْ لَبِثْتَ مِائَةَ عَامٍ فَانْظُرْ اِلٰى طَعَامِكَ وَشَرَابِكَ لَمْ يَتَسَنَّهْۚ وَانْظُرْ اِلٰى حِمَارِكَ وَلِنَجْعَلَكَ اٰيَةً لِلنَّاسِ وَانْظُرْ اِلَى الْعِظَامِ كَيْفَ نُنْشِزُهَا ثُمَّ نَكْسُوهَا لَحْمًاۜ فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُۙ قَالَ اَعْلَمُ اَنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ
Yahut o kimse gibisini (görmedin mi) ki, bir şehre uğramıştı, altı üstüne gelmiş, ıpıssız yatıyordu. "Bunu bu ölümünden sonra Allah, nerden diriltecek?" dedi. Bunun üzerine Allah onu yüz sene öldürdü, sonra diriltti, "Ne kadar kaldın?" diye sordu. Oda: "Bir gün, yahut bir günden eksik kaldım." dedi. Allah buyurdu ki: "Hayır, yüz sene kaldın, öyle iken bak yiyeceğine, içeceğine henüz bozulmamış, hele eşeğine bak, hem bunlar, seni insanlara karşı kudretimizin bir işareti kılalım diyedir. Hele o kemiklere bak, onları nasıl birbirinin üzerine kaldırıyoruz? Sonra onlara nasıl et giydiriyoruz?" Böylece gerçek ona açıkça belli olunca: "Şimdi biliyorum ki, Allah her şeye kadirdir." dedi.
Bakara (2:259)

Ziyaretçi İstatistikleri

Toplam Ziyaretçi
8,340
Bugünkü Ziyaretçi
15
Şu An Çevrimiçi
0

📖 Ziyaretçi Defteri

A
Çok güzel bir eser yapılmış emeği geçen herkesten Allah razı olsun
A
Üzeyir (a.s) peygamber'deki maneviyat görevlilerin sıcak ilgisi külliyenin hizmeti ve özellikle 7/24 saat çayın üçretsiz ikram olması. Her gittiğimde ayrılmak istemiyorum oradan. külliyeye emeği geçen herkesten Allah razı olsun
H
Hz. Üzeyir peygamber külliyesi; mimari, fiziki, konumu, çevre düzenlemesi ve kalplere dokunuşuyla gerçekten çok mükemmeldir. Genel temizliği ve zerafeti bir başkadır. Günün 24 sanatında çayın ikramı samimiyeti ve maneviyatın nişanesidir. Hz. Üzeyir peygamber külliyesine emeği geçen herkese Allah razı olsun inşallah
×